Mantarlar

Mantarlar PDF Yazdır E-posta

Mantarlar, mycosis, mikozis, mikoz

Mantarlara, özeliklede bağırsak mantarlarına karşı etkili doğal ürünler:

1. Gökçek İksiri mutlak gereklidir, çünkü vücuttaki curufu temizler ve bağışıklık sistemini güçlendirir.
2. ZYE ve sarımsak preparatları, fakat Gökçek İksiri ve Gökçek tonik en etkili ürünlerdir.

Mantarlar, mycosis, mikozis, mikoz
Mantar ormanda yetişen zehirli veya zehirsiz, yenen veya yenmeyen mantarlar alka gelmemelidir. Bizim burada anlatmaya çalıştığımız mantar virüsler, bakteriler ve parazitler kadar tehlikeli ve hatta bazen dahada tehlikeli olan deri, nefesyolları, ve bağırsak mantarlarından bahsedeceğiz.

Alerji ve şişkinliğin sebebi bağırsak mantarlarıdır: Sibel hanım tam 10 yıl yakalandığı amansız hastalıklar ki bunların başında özelliklede meyve, fındık, fıstık vb yiyeceklere karışı alerji, iltihaplı hastalıklar ağrılar vb,. Frankfurt ve çevresindeki kliniklerde gitmediği uzman doktor kalmaz. Fakat doktorlar hastalığına teşhis koyamazlar, kız kardeşi bana bunun ne olabileceğini sordu. Bende şayet yemekten sonra şişkinlik oluyorsa, alerjisi varsa ve kalbinde sıkışma gibi haller oluyorsa mutlaka bağırsak mantarı vardır ve bunu teşhis etmek çok zordur dedim. Sibel hanım doktoruna bağırsak mantarı olup olmadığının teşhis edilmesini istemiş, doktorları buna biz karar veririz derlerse de bayanın diretmesi karşısında bir düzine araştırmadan sonra bağırsaklarında 45 cm lik bir kısmın tamamen tahrip olduğunu ve hemen ameliyat olması gerektiğini söylemişler ve ameliyat etmişlerdir. .

…………………………..

Mantarlar önce eksojenik (harici) ve endojenik (dahili) mantarlar olmak üzere iki gruba ayırılır. Eksojenik mantarlar deri, tırnak ve ayak mantarları diye üç grupta incelenir. Endojenik mantarlar iki grupta incelenir ve bunlar küf mantarları (aspergillus, ?) vede maya mantarı candida albicans, ?) Küf mantarı olmadan maya mantarı yaşıyamaz. Küf mantarı ve maya mantarlarının vücuda yerlaşmesi bağırsak florasının tahribatına nedeniyledir.

Son yıllarda Almanyada sürekli candida albicansın ne kadar tehlikeli olduğundan bahsediliyor, fakat bu mantarın neden bu kadar çok yayılabildiği ve nasıl olupta bir çok hastalığa sebep olduğu konusunda pek birşey yazılmıyor. İşte burada bu konu matarların yayılmasına antibiyotitik ilaçlar (bakterileri öldürürcü) ve antimikozit (mantarları yokedici) ilaçlar ve kortizonlu ilaçlar en önemli etkenler olduğunu göreceğiz.

Küf mantarı hem faydalı hende zararlıdır.
a-) Faydaları:
1-) Tabiattaki artık maddeleri çürütür ve toprağa dönüştürür.
2-) Hayvan ve bitli artıkları ve ölüsünü vede insanın artılkarını toprağa dönüştürtür.
3-) İmalat sanayinde üretim aracı olarak kulanılır.
4-) Vitamiler, enzimler ve antibiyotikler üretümünde kulanılır.

b-) Zararları:
1-) Odun, tekstil, kağıt ve besinleri tahripederek milyarlarca zarara sebep olur.
2-) Bitki hastalıklarının baş sorumlusu olup, meyve ve sebzeleri tahripeder ve milyarlarca zarara sebep olur.
3-) İnsan ve hayvanlarda enfeksiyon ve allerji başta olmak üzere birçok hastalığa sebep olur.
4-) Küf mantarlarının üretikleri zehirler (mikotoksinler) kanser başta olmak üzere birçok hastalığa sebep olurlar.

Mantar türleri:
Mantarlar likenlerle birlikte yaşarlar. Likenler fotosentezle karbonhidratları üretirler ve mantarlarda su ve mineralleri likenlere sunarlar. Böylece problemsiz birlikte yaşarlar. Antibiyotik ilaçların %25?inin küf mantarından eldeedilir. Bunedenle antibiyotik ilaçlar küf mantarlarının gelişmesi ve yayılması için ideal ortam oluştururlar.
a-) Maya mantarları: Candida albicans ve kryptokokken en önemlileridir.
b-) Küf mantarları: Aspergillus türleri, penicillum, mucor, botrytis, fusarium, alternaria ve cladosporium türleri en önemlileridir.

Mantarların yayılışı:
1-) Besinlerle küf mantarları yayılır.
2-) Kimyasal ilaçlar küf mantarlarının yayılmasına sebep olurlar, örneğin penisillin küf mantarından eldeedilmiştir.
3-) Ağır metaller: Bakır ve civa gibi küf mantarlarının yayılmasına sebep olur örneğin eskiden bakır kaplarla yenen yemeklerden dolatı sıksık zehirlenmeler olmuştur.
4-) Küf mantarını tenefüs ederek zehirlenme

Küf mantarı nerede bulunur?
Ahırları, hayvan bulunan evler, hyvan yemleri, tahıl ambarları, nemli veya yaş odalar, ev tozu, eski koltuklar, eski döşeme, tam olarak kurumamış yeni binalar, ağaç mobilya ve lamimnat gibi tahta döşemelerde kulanılan kimyasal ilaçlar, mutfak, besin depolanan kelerler, klimalar, nemli havanınaolduğu mekenlar, süsbitkileri, bitki artıkları, sabunlar ve kozmetik maddeler, diş macunları, kimyasal ilaçlardan: antibiyotikler, antialarjikler, antihistaminikler, kortizon ve mide-bağırsak ilaçları küf mantarları içerirler. Ayrıca kimyasal meteotlarla hazırlanan ilaçlar örneğin B12-Vitamini, penisilin vb. Küf mantarlarından eldeedilir. Buda fayda yerine zarar verir. Bu nedenle doğal yollarla vitaminalınması ve antibiyotikler yerine Gökçek İksiri alınması daha uygundur.

Mantar hastalıkları:
Deri, tırnak ve ayakta görülen mantar türleri genelikle mukozada mantar olduğuna işarettir. Küf mantarları nefesyolları ve sindirim sistemine, özeliklede mide-bağısak mukozasına yerleşirler. Nefesyollarına yerleşmişse allerji, astım, allerjik bronşit ve mide-bağırsak mukozasına yerleşmişse besinallerjisi, migren, depresyon, hormon anormalikleri vede mide-bağırsak rahatsızlıklarına sebep olurlar.

Mikotoksinler (mantar zehirleri):
Kronik bronşit, astım, psödo-krup, bronş karzinomu, ishal, kabızlık, bulantı, besinallerjisi, kronik bağırsak ilt. (enterit), kalın bağırsakilt. (kolit), kalın bağırsak ülseri, psodö-allerji, allerji, allerjik astım, kronik bronşit, enfeksiyon ve çoçuklarda hiperaktifitete neden olur. Buna karşı kulanılan kortizonlu ilaçlar küf mantarının yayılmasına neden olduğundan hastalık dahada karmaşı bir hal alır ve daha başka hastalıklarda ortaya çıkar. Mikotoksinler organizmayı taripeder, mutajenik (genetik değişim yaratan), kanserojen (kanser yapıcı ), ve teratojenik (organ ve dokuların özürlü olmasına sebep olan) etkilere sahiptir.

Mikotoksinler, mantar zehirleri:
Küf mantarının zehirlerini yani mikotoksinleri üretmesi besin maddeleri ve hayvan yemleri ile mümkündür. Nemli ekmek hemen küflenirken , kuru ekmek asla küflenmez. Küf mantarı 0-40 derece arasında her zaman mikotoksin salgılıyabilir. Küf mantarının mikotoksin üretimi durdurulamaz, fakat besinler hazırlanırken dikat edilirse küf mantarının yayılması önlenir. En tehlikeli çavdar mahmuzu mantarıdır. Bu mantar ishal, kusma, bulantı, başağrısı, organların ölmesi, sinirlerin tahrip olması, kaslaerda karıncalanma, kramplar, sara vb. Rahatsızlıklara sebep olur.

Küf mantarının en önemlileri:
1-) Aspergillus flavus
2-) Aspergillus fumigatus
3-) Aspergitus niger
Bunlar çok tehlikeli mikotoksik maddeler olan: Aflotoksin B1, G1, M1, Patulin, Ocratoksin A, Kojiasidi (Cojiasidi) ve Penisilinasidi üretürler. Bu mikotoksinler: Tansiyon düşürücü, mutajen, teratojen, kanserojenje, nefrotoksik etkiye sahiptirler. Küf mantarlarının üretiği bazı zehirler ise östrojen (dişilik hormonu) gibi etkiye sahiptirler.

Mikotoksikozlar (Mikotoksinlerin sebep olabileceği hastalıklar):
İshal, kusma, mide ağrısı, ağız ve yutakta yanma, kas krampları, nefes alış-verişlerini felçe uğratma, nabız zafiyeti, titreme, üşüme, eklem ağrıları, bazı uzuvlarda uyuşukluk, nefes darlığı, sara, hafıza kayıbı, koma, romatizma, MS (multiple skleroz), Parkinson hastalığı, Lupuserythematodes (kılcal damarlardaki patalojik değişiklikler, kronik yorğunluk, hormon anormalikleri vb hastalıklar

Mikotoksikoz türleri:
a-) Eksojenik (harici) nedenlerle ortaya çıkan mikotoksikozlar:
1-) Küf mantarının yayılması, örneğin: Orman, tahıltarlaları ve binalar
2-) Kimyasal ilaçlar ve ağır metaller, örneğin haşerelere karşı kulanılan ilaçlar.
b-) Endojenik (dahili) mikotoksikozlar:
1-) Mikotoksin içeren ilaçlar
2-) Antimikozitikalar (mantarlara karşı kulanılan ilçlar)
3-) Küf mantarlarının üretiği besinler

Bunlardan eksojenik mikotoksikozları tedavi etmek kolaydır. , fakat endojenik mikotoksikozlar çok problem yaratabilir. Endojenik mikotoksikozlar primeri (birinci) ve sekodori (ikinci) olmak üzere iki gruba ayrılır. Primer mikotoksikozlar direkt olarak küf mantarları tarafından sebep olunan rahatsızlıklar olurken sekondori mikotoksikozlar ayrıca bağırsakların, özeliklede ince bağırsağın tashrip olması nedeniyle daha kompleks bir durum ortaya çıkar.

Mantarların semptomu (belitileri)
1-) Maya mantarları şeker ve karbonhidratlarla beslenir ve bunlarda ürettiği zehirli gazlar şişkinlik yapar.
2-) Nefes darlığı ve kalprahatsızlıkları: Karındaki gaz diyaframı yukarı doğru kalrdırır. Sıkışan akciğer nedeniyle defes darlığı ve sıkışan kalp nedeniylede kalp rahatsızlıkları görülür.
3-) Dişeti ve dilde beyaz tabakalar oluşur fırcalamave yıkama ile gecsede yenide oluşur.
4-) Deride kaşıntıya sebep olur.
5-) Bağırsak mantarlarının aşırı şeker tüketmesi nedeniyle kişinin kanında şeker yetersizliği görülür. Vücudun şeker ihtiyacı giderilemediğinden kişi sürekli şekerli maddeler yer.
6-) Bağısaklardaki mantarlar faydalı bakterileri yavaş yavaş yokederek yerini alı. Bu nedenlede kişide kabızlık, ishal vb. Rahatsızlıklar ortaya çıkar.Bu mantarlar sonra idrar yollarına geçer.
7-) Kişi alkol içmediği halde ağzı alkol kokuyorsa buna bağırsak mantarlarınaın sebe olduğu alkol üretimindendir.
8-) Kronik mesane ve vajina iltihaplanması:Antibiyotik ilaçlar bakterileri öldürürken mantarların yayılmasına neden olur. Böylece daha tehlikeli ve sıksık iltiplanmalar görülür.
9-) Eklem ve kas ağrıları: Mnatarların salğıladığı mikotoksinlereklem ve kaslarda yoğunkaşarak ağrılara sebep olur. Bu ağrıların romatizmadanmı mikotoksinlerdenmi olduğu analşılamaz.
10-) Yorğun dermansız ve konsentre olamama: Vücut sürekli mantarlar ve zehirleri (mikotoksiler) ile uğraşmaktan kendini regenerasyon (yenilem) yapamaz ve kişi genelikle yorğu olur ve konsentre olamaz.
11-) Cinsel isteksizlik: Kişide enerji yetersizliği olduğundan, buda cinsel isteksizliğe sebep olur. Ayrıca mantarların salgıladığı mikotoksinler hormon beneri etkiye sebep olduğundan kadınlarda kısırlığa dahi sebep olabilir.
Mantarlar doğum konturol hapları ile dahada çok yayılırlar ,ç ünkü bu onların besinin oluşturur.
Mantarlar her insanda başka rahatsızlıklara sebep olabilir. Bu nedenle bu rantarın rahasızlığı şu değil denemez.

Kendini teşhisetme:
1-) Şişkinlik, kabızlık, ishal
2-) Makatta kaşıntı ve kızarıklık
3-) Mide ağrısı ve ağız kokusu
4-) Aşırı yorğunluk, dermansızlık konsentre olamama
5-) Unutkanlık, isterksizlik
6-) Aşırı tatlı yeme isteği
7-) Kaskarın titremsi ve aşırı aclık duygusu
8-) Nefes darlığı, burun tıkanması, kulak iltihaplanması
9-) Ense ağrısı
10-) Eklem ağrısı ve şişmesi
11-) Deride sivilce, saçların yağlanması, deride kuruma,
12-) Küf gibi pis bir koku
13-) Adet halinde aşırı ağrılar mantar enfeksiyonu nedeniyle
14-) Mesane iltihaplanması
15-) Prostat iltihaplanması
16-) Cinsel isteksizlik
Bunlar dan birkaçı görülürse mantar olbilir.

Küf mantarı nasıl teşhis edilir?
Defi-hacet testi: Defi-hacettenin (dışkı ) değişik noktalarından alına nümuneler laboratura gönderilir ve inceleme sonucunda mantar bulunursa tedaviye başlanır. Çoğu zaman defi-hacet testi yeterli olmamakta ve ve kişideki mantarlar teşhis edilememektedir. Bu nedenle şüpheli durumlarda kann testi yapılmalıdır. Hemagglutinasion test, yani kanda İmmünglobulin Tip M (İgM) kanda bir hafa gibi kısa süreli devriye görevi yapar, şayet İgM kanda varsa mantarda var demektir. İmmünfloreszenz testi: Buradakanda immünglobulin Tip G (İgG) olup olmadığına bakılır, şayet varsa vücutta bir aydır mantarlara karşı mücadele olduğunu gösterir.

Küf mantarının tedavisi:
1-) Besinlerin bozulmadan atrılması gerekir, bozulunca tehlikelidir.
2-) Evin temiz tutulması ve küf mantarından korunması
3-) Kimyasal ilaçlar, özeliklede küf mantarının yayılmasın sebep olabilecek penisili ve kortizonlu ilaçlardan uzak durlmalıdır.
4-) Spor yapılmalı
5-) Hijyene dikkatedilmeli
Küf mantarına karşı en etkili doğal ilaç sarımsak-, ve ZYE preparatları veya Gökçek İksiri Ayrıca immün sistemini güçlendirmek için Gökçek İksiri kulanılır.
Küf mantarı ve maya mantarı (cadida albicans), Unutulmamalı küf mantarı (aspergillus ve diğerleri) olmadan, maya mantarları (candida albicans ve diğerleri) yaşıyamazlar ve manatarların yayılmasında Epstein Bar Virüsü çok önemli rol oynar.
6-) Mantarları azdıran Beyaz unmamüleri; ekmek, mantı, makarna, tatlı yiyecekler ve tatlı içeceklerden uzak durulmalıdır.Talı yiyecek ve içecekler vede hamurlu yiyecekler mantarların ana besinlerini oluşturur.Tatlı yiyeckler sadece baklava çikolata değil, kavun, karpuz ve üzüm gibi tatlı meyvelerde mantarları besler.Bu nedenle dikkatli beslenmek gerekir.Küf mantarına karşı en etkili doğal ilaç Gökçek tonik ve Gökçek İksir kullanılmalıdır.

Mantarların üretmiş olduğu toksik maddeler nedeniyle vücudun pH değeri bozulur ve kanın pH=7,40 yani hafif bazik, bu değerde % 0,2 bir asitlenem dahi hayati tehlikeye sebep olduğundan asit minerallerle asitik baz’a (curuf) dönüştürülerek vücudun zayıf noktalarına depolanır.Depolanan bu curufa önce ölü mikroplar ve hücreler yapışarak büyür ve sonra içerisine canlı mikroplar yerleşir ve toksik madde üreten merkezler oluşur.Gökçek İksir curufu eritir ve bağışıklık sisteminin daha önceden tanımadığı ve müdahale edemediği noktadaki mikroplar açıkta kalır ve bağışıklık sistemi mikropları yokeder.Midede ki halikobakter pylori ve bağırsaklarda ki mantarları yokedebilen tek ürün ise Gökçek toniktir.Bu iki ürün birbirini tamamlar, çünkü tonik virüs ve bakterilere karşı etkili iken tonik bakteri ve mantarlara karşı etkilidir.Sadece mantarlar değil, tatlı, hamurlu (beyaz un mamüleri), şarkuteri (sucuk, salam, sosis), çay, kahve, kola ve katkı maddesi içeren hazır yiyecek ve içecekler vede festfood asidoza sebep olur.Bozulan pH dengesini sağlamak için geçici olarak Sodyumbikarbonat almak iyi olur.Asitli ortam (asidoz) bağışıklık sisteminin zayıflaması ve mikropların çoğalması ve hastalıkların tedavi edilemez bir hal alması demektir.Bu durumda Gökçek İksir, Gökçek tonik ve Bikarbonat tek çözümdür.

Bilindiği gibi kaşıntı, kurdeşen, polen-, ve besin alerjisi, akne, sedef, ekzem vb. deri hastalıkları, nefesdarlığı, astım, faranjit, behçet, romatizma, ankilozan spondilit, saçkıran, kabızlık, ishal, kolit vb. mide bağırsak rahatszılıklarının ana sebebi mantarlardır.Hatta kanserin sebebinin de mantarlar olduğunu onkolog Dr. Simoncini ispatlamış ve yıllardır tedavi edilemeyen kanser hastalarını 3-4 günde tedavi etmiş ve 100 yıldır kanser üzerine yazılıp çizilenlerin mesnetsiz olduğunu belgelemiştir.Peki mantarlar bu kadar çok hastalığa sebep oluyorda neden teşhis ve tedavi edilemiyor, çünkü mantarlar bağırsak mukozasına sülük gibi yapışıyor ve buradan vücudun her noktasına ulaşıyor.Bu nedenlede yapılan tahlillerde mantar görünmüyor.Doktorlar da herhangi bir bakteri, virüs veya mantar yok o halde sizin rahatsızlığınız tamamen piskolojik nedenler den kaynaklanıyor, bunun sebebi ailevi, stres, depresyon vs diyerek.Hastalara antidepresanlar yazmaktlar.Hastalar perişan olmaktadır.Almanyada dünyanın en modern mikrobiyoloji labaratuarını kurmuşlar benim o zamanki doktorum buraya bir kaç defa benim def-i hacetimi gönderdi ve incelediler.Doktor ibrahim bey sizde asla mantar yok dedi.Ben ona bakın bütün belirtileri var, sadece mantar bakteriden farklı olarak bağırsak mukozasına yapışır ve çıkmaz, bu nedenlede teşhis edilemez ve nadiren mantarlar mukozayı tamamen tahrip edince teşhis edilebilir.Fakat teşhis edilse bile tedavi için Gökçek İksir, Gökçek tonik ve Bi karbonat hariçinde bir şey yoktur.17 sene alerji çekmem nedeniyle ve üzerimde çok doğal ürün ve kimyasal ilaç denedim.Gökçek İksir ve Gökçek toniki geliştirdim.Bunlardan daha etkili ürün yoktur.


Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir’i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek tonik

Dil üzerindeki pas (tabaka) ne anlama gelir?
Dil üzerindeki pas doktorların hastalıkları teşhisinde çok önemli rol oynar.Fakat sıradan vatandaş için pek bir şey ifade etmez.Sindirim sisteminde ki anormalikler, ateşli hastalıklar, boğazda ki kuruluk dilde beyaz bir tabaka oluşmasına sebeptir.Bununla birlikte ağızda hoş olmayan bir durum hissedilir.Dil üzerindeki tabaka fırça ile veya dişlerle temizlenir.Fakta dil üzerinde pas değişimi veya renk değişimi gibi anormalikler olursa mutlaka doktora gidilmelidir.Bu değişimler herhangi bir enfeksiyona işaret olabilir.

Dildeki pas nasıl oluşur?
Dil bir kas tabakasından oluşur ve üzeri bir mukoza ile kapalıdır.Dil üzerinde kabarcıklar (papilla) bulunur ve bu papillalar besinlerdeki tatlı tuzlu ve ekşi gibi duyuları almamızı sağlar.

Dil üzerindeki mukoza sürekli yenilenir.Şayet kişi sürekli besini sıvı olarak alırsa veya fazla çiğnemeden yutarsa ölü hücreler, yemek artıkalrı ve mikro organizmalardan dil üzerinde pas gibi beyaz bir tabaka oluşur.Sert ve katı besinler ise dili üzerinini temizler ve bir ilaç gibidir.Dil üzerindeki beyazımsı tabaka ağız mantarı olabilir.Ateşli bir enfeksiyon, gastrit veya sifilis gibi bir hastalığın dilde yansıması olabilir.Dil iltihaplanması ise kaygan, kırmızı ve dilde yanma gibi bir acı ile kendini gösterir, yani dil iltihapalanması farklıdır.Çok nadiren aşırı alkol, sigara ve başka kanserojen madde kullananların dilinde kötü huylu urlar olabilir.

Maya mantarları
Sabahları dil üzerinde beyaz bir tabaka görülmesi gayet normaldir ve paniğe gerek yoktur, çünkü gece vücudun kendi hücrelri veya yabancı maddeler dil üzerinde toplanır.Fakat bu beyaz tabaka sürekli çoğalıyorsa o zaman maya mantarı var demektir.Maya mantarları mide ve bağırsakalra yerleşir, bağışıklık sitemi güçlü ise bu mantarı yokeder.Fakat bazı kimyasal ilçalar özeliklede antibiyotikler sindirim sistemindeki faydalı bakterilerin azalıp zararlı bakteri ve mantarların çoğalmasına sebep olur.Mantar tatlı yiyecek ve içeceklerle normalden 200 kat hızla çoğalır.Bu nedenle bağırsakalrında mantar olanların kesinlikle tatlı yememeleri ve hamurlu yiyecekleri azaltmaları gerekir.Eğer yanlış beslenilirse zamanla bağışıklık sisitemi mantarları yenemez ve mantarlar toksik maddeler üreterek bir çok hastalığı tetiklerler.Geniş bilgi için mantarlar bak.

Dilden Teşhis
Dil üzerindeki pas, renk ve şekil değişiklikleri hastalıkların işareti olabilir.Doktor dildeki değişimlere bakarak bir çok hastalığı çok basit teşhis edebilir.Dilin üzeri ülke haritası gibi değişik görünebilir ve bu nedenle harita dil (Lingual geographica) diye anılır.Harita dil genelikle zararsızdır.Dil üzerindeki renk değişimleri yenen besinlerdeki ve içilen içeceklerdeki rengi alarak rengi değişir.Fakat bu renk değişimi geçicidir.Şayet renk değişimi kalıcı ise o zaman problem başlar.Doktorlar dil üzerinden aldıkları kültürle dilde ne olduğunu analyabilirler.Fakat dil üzerindeki renk ve şekil değişimleri iç hastalıklardan dolayı ise bu naalşılmaz, bu durumda kann, idrar ve defi hacetin analizigerekebilir vede mide için endoskopi ve kalın bağırsak için kolonoskıopi gerekebilir.Bütün bu araştırma ve muayenlere rağmen ince bağırsakalrda mantar varsa naşılmayabilir, çünkü mantarlar balteriler gibi değildir ve sülük gibi bağırsak mukozasına yerleştiklerinden def-i hacetle dışarı çıkmaz vede teşhiseilemezler.Bu durumda mantarların üretiği toksik maddeler nedeniyle ortaya çıkan rahatszılıklara bakılır.Geniş bilgi için mantarlara bakın.

Çin Tıbbı
Geleneksel Çin Tıbbında dilden teşhis çok çok önemlidir.Çinliler binlerce yıl önce dildeki değişimleri vücuttaki hastalıklı oluşumlarla bağlantılı olduğunu tesbit etmişlerdir.Çin Tıbbına göre dilin farklı bölgeleri vücudun farklı bölgeleri veya organlarının aynası gibi dışa yansıtır.Dildeki pas gibi tabakalr değil, dilin rengi, düz veya pörtülü oluşu, dil üzerinde dikey veya yatay çizğilerin olması dilin kenarlarında diş izi olması dilin şişerek kalınlaşması gibi bir çok faktör vardır.

Dilden Teşhis:
Dil üzerindeki ve değişik cizik ve şekler iç organlardaki problemlerin dışarı yansımasıdır.Hans-Dieter Bach yıllarca binlerce dil üzerinde araştırmalar yapmış ve bir çok hastalığın dilden teşhisini mümkün kılan açılmalarda bulunmuştur. Herbalist Hans-Dieter Bach’a ait bu açıklamalardan bazılarına burada yer vereceğiz.

Dil diş sağlığı ile ilgili bir konu olmasada diş doktorlarının sürekli dille karşılaşmaları ve kişinin sağlık durmu’nun dilden anlaşılmıştır.Eskiden dile bakarak hastalıkları teşhis çok normal bir yöntemdi zamanla bu metot unutuldu ve sadece çocuk doktorları tarafından kullanılan bir yöntem olarak kaldı.Aslında sade vatandaşta dilinin üzerindeki değişimlerden de rahatszılıklarını anlar.Bu nedenle biz burada binlerce dil den teşhis yönteminden birkaç örenek vereceğiz.Bu öreneker Hans-Dieter Bach’a aittir.Normal dil güz, kadifemsi, grimsi-pempe ve aynı düzlükte üst tabakadan oluşur.Ayrıca dil ne büyümüş, nede küçülmüştür ve de ne kalın nede incedir.

Dilpası:
1-) Beyaz dilpası genelikle gastrit, enteririt, kolit, gartoenterit gibi mide ve bağırsak enfeksiyonuna işarettir.Mide ve bağırsaklarda çok yoğun bakteri ve mantar olduğunu gösterir. (Resim:1)

2-) Beyaz dilpası dilin orta çizgisinin yanında olursa bu pankreas foksiyon bozukluklarıa işarettir.Dilin ortasındaki çizginin yanlarında beyazımsı tabakalar varsa, o zaman pankreas da fonsiyon anormalikleri var demektir.Dil kökündeki sarımsı tabaka ise bağırsakalrda mantar olduğuna işarettir.Bağırsaklarda mantar olduğu zamanda bunlar aşırı toksik madde üretirler.Bu durumda genelikle çok gaz oluşur ve bu gaz diyaframı yukarı doğru kaldırır ve kalp sıkışır ve daralır.Böylece aritmi, taşikardi ve ekstra sistol gibi kalp rahatsızlıkları görülür.

3-) Dildeki pas tek bir tarafta ise bu sinirsel rahatsızlığa işarettir.Ortakulak iltihabı da aynı şekilde tek yanlı beyazımsı bir tabaka oluşumuna işaret olabilir.Eğer bu rahatsızlıklar görülmezse dilin sağ tarafındaki beyazımsı tabaka karaciğerde ve sara kesesinde problem olduğuna ve dilin sol tarafında beyazımsı tabaka varsa dalak rahtsızlığı var demektir.Dil kökündeki sarımsı tabaka ise bağırsak mantarlarına işarettir.

4-) Dil kökünde sarımsı bir tabaka varsa bu bağırsaklarda mantar olduğunu gösterir. Aynı şekilde dilin ortasındaki sarımsı tabaka ve dilin sağ kenarındaki diş izleri karaciğerde problem olduğunu gösterir..


5-) Dilin üzerinde siyah saç renginde bir tabaka varsa o zaman bağışıklık sistemi çok zayıflamış demektir ve çok ağır bir hastalığa işarettir.Bağırsaklara yerleşen mantarların üretiği aşırı toksik madde nedeniyle bağırsaklar tahrip olmuş demektir.Mantarlar ve bakteriler tarafından üretilen toksik maddeler önlenemediğinden hasta kolon kanserine yakalanmıştır.

6-) Dil kenarlarındaki diş izleri çeşitli hastalıklara işaret olabilir.Dilin sağ kenarındaki diş izleri karaciğer-safra rahatsızlıklarına ve dilin sol tarafındaki diş izleri mide ve dalak rahatsızlıkları olduğunu gösterir.

7-) Dilin alt kısmındaki toplar damarlardaki mor görüntüler çok farklı rahatszılıkları gösterir ve bunlarda: Kalbin sağ toplar damarında zafiyet , variz ve basur olabileceğini gösterir.Yani damarlarla ilgili problemler buradan analşılır.

8-) Dil üzerindeki katlanmış gibi yırtıklar varsa, o kişinin psikoloj,k olarak hasas olduğuna, korkak ve sinirsel zafı olduğuna işarttir.Yatay kırışmış gibi tabakalar karamplı rahatszılıklara işarettir.

9-) Dildeki bu tür değişimler genelikle kadınlarda görülür ve hormon anormaliklarine vede kadın hastalıklarına işarettir.

10-) Dilin ucundaki kırmızılık gastrite işarettir.Dildeki kızarıklık ve düz kaygansı görünüm ise B Vitaminlerinde yetersizlik olduğunu gösterir ve ayrıca yanlış beslenme, karaciğer rahatsızlıkları ve diyabeti gösterir.

11-) Dil üzerinden kişinin beyin kaması geçirip geçirmediği anlaşılır.Dil tek taraflı gerilmiş gibi ise beyin kanaması geçirmiş demektir.Dil tek taraflı olarak çekilir ve kişi genelikle beyin kanaması geçirdiğinin farkında değildir.Dil üzerinde köpük gibi bir tabaka oluşması bir sindirim sisteminde veya safra kesesinde rahatsızlık olduğunu gösterir.

Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir’i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, fakat karpuz da tatlıdır ve bu da mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içer.Gökçek tonik

RSS feed | Trackback URI

2 Yorum »

Yorum by yılmaz özdemir
2013-03-08 23:41:27

ben yılmaz özdemir 6 ay önce sol alt arka traftan 3 tane yan yana diş çekimi yaptırdım bu çekim öncesi 1000mg agumentin antibiyotik kullandım 10 gün sonra soğuk algınlına yakalandım 1000mg largopen kullandım rahatsılığım geçmedi şef antibiyotikten 10 adet kullandım lakin 1 hafta sonra dilimin solkenarı veboğaz dil ortasında sararma oldu ve bende aşırı sinr saldırganlık ve oluşmaya başladı bu yetmez gibi sabah kalktığımda ağzımda mayasımsı tat oluşumu ve aşırı yellenme ve karnımda şişlik kalp atışımda hızlanma oluyor dişçime gittim bana bağışıklık siteminden kaynaklandığını b 12 vitamini kullanmamı söyledi bende kullandım ama değişiklik olmadı sağlık ocağındaki doktoruma gittim bana olumlu bir açıklama yapmadı bu şikayetlerimi ona söyledim ama tedevi amaçlı ilaç bile yazmadı beni hastaneye sevk et dedim sende birşey yok diyor ama bu şikayetlerim hala devam ediyor bana yardımcı olursanız sizlere minnetar olacağım doktorsa doktora hastaneyse hastaneye neresiolursa bana bir yol gösterin ALLAH rızası için ne yapacağımı bilmiyorum nasıl bir tedavi görmeliyim aydınlatırsanız çok memnun olurum saygılarımla

Yorum by igokcek
2013-07-19 16:46:04

Antibiyotikler bağırsak florasını bozup mantar yerleşmesine sebep olur. Sizin şikayetlerinizi geçirmenin yolu
Bitki Karışımlı Sarımsaklı Limon Suyu (Gökçek İksir)
Bitki Karışımlı Aloevera Şurubu (Aloevera Jel)
Zerdeçal Forte
ladengülü Forte
Sinirli Ot Karışımlı Bitki Çayı 200gr
Frenk Kimyon Bitki Çayı 200gr

kullanmanızdan geçer. 2 ay duzenli kullanıp etkilerini görebilirsiniz.

 
 
İsim
E-posta
URI
Yorumunuz (smaller size | larger size)
You may use <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong> in your comment.

Trackback responses to this post


Sağlık Siteleri Buluşma Noktası - www.saglik-siteleri.com

|Bitkisel Tedavi | Doğal Tedavi | Alternatif Tıp |